TETKİK VE TAHKİKSEL İSLAM

d (1)

Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyunuz” dendiğinde, “Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız” derler. Ya ataları akıllarını kullanamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler de mi? (2.Sure/bakara/170

Dünyanın en büyük sarhoşluğu, sorumsuzluğu, gaflet ve samimiyetsizlik örneği, bir müslümanın inandığı, teslim olduğu, sevdiği ve korktuğu, “müslümanım elhamdülillah” demek suretiyle ifade edip tasdiklediği yaratıcısının kendisine indirdiği mesajları merak etmemesidir.

Kendi seçimimizle değil de doğduğumuz coğrafyanın içinde bulunduğu bir mezhep üzerine dünyaya gelip, araştırıp sorgulamadan o mezhebe mukallit olursak, bunun aynısına muadil olan dindar katolik bir hristiyandan ne farkımız kalır. O zaman avrupalı bir dindar, katolik bir ailenin bireyi olarak dünyaya gelseydik mukallit bir hristiyan olarak bir ömür yaşayıp dindar katolik bir hristiyan olarak ya da, islam dışı dinlerin herhangi birine mensup din ve mezhep mulallidi biri olarak ölecektik demektir.

Allah’ın müslüman coğrafyada yarattığı bir insana torpil geçtiğini mi zannediyoruz? Müslüman coğrafyada doğmanın bize Allah’ın bir lütfu olduğunu mu düşünüyoruz? Eğer böyle düşünüyorsak yanılıyoruz !!!

İslamın “felsefe” ile ”akıl” ile aynı cümlede geçmesini yanlış bulan, islamın akıl dini olmadığını, “nakil dini” olduğunu israrla savunan müslüman bir alim, bu mantığa göre avrupada, avrupalı bir ailenin bireyi olarak doğup yetişseydi, büyük ihtimalle katolik bir papaz ya da rahip olurdu.

Helak olan kavimlerden Mekke müşriklerine gelinceye kadar peygamberlere hep bu savunma refleksiyle direnmişler. Hep aynı gerekçe; “Biz atalarımızdan böyle duymadık” Allah’ın indirdiğine “atasözleriyle” karşı çıkmışlar. Kur’an bu konuya çok önem verir ve üzerinde çok durur.

Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyunuz” dendiğinde, “Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız” derler. Ya ataları akıllarını kullanamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler de mi? (2.Sure/bakara/170

Allah Resulü’nün, 23 yıl boyunca arkadaşlarıyla birlikte ağır bedeller ödeyerek tebliğ ettiği, insanlığı karanlıktan aydınlığa çıkarma amacıyla indirilen Kur’an-ı Kerim’i okumadan, inceleyip araştırmadan inandık, iman ettik Allah’tandır demek suretiyle, atalarımızdan böyle gördük, böyle öğrendik okuyup anlamamıza, tetkik ve tahkik etmemize ne gerek var anlamı çıkmaktadır.

Müslüman bir ülkede, müslüman bir anne ve babadan doğmak kişinin kendi seçimi değildir.Hatta ekol ve mezhepler bazında da birbirine siyahla beyaz kadar farkların olduğu, her mezheb mensubunun kendi ailesinin tabi olduğu mezhebe göre yetişmesi de kendi seçimi değildir.

Müslüman olmayan coğrafyalarda doğan hristiyan, yahudi ya da diğer müslüman olmayan toplumlarda yaşayan insanların dosdoğru yolu, hakikati bulmaları için dinlerini ne kadar araştırmaları gerekmekte ise,

Müslüman coğrafyalarda doğup büyüyen müslümanların da dosdoğru yolu, hakikati bulmalari için o kadar araştırmaları gerekmektedir.

Alemlerin Rabbi Yüce Allah, müslüman toplumlarda yarattığı kullarına torpil geçip, müslüman olmayan toplumların bireyi olarak yarattığı kullarını cezalandırmamıştır.Alemlerin Rabbi yüce Allah, sonsuz adalet sahibidir.

Yıllarca, insanlığı karanlıktan aydınlığa çıkarma amacıyla indirilen Kur’an’ın, ayetlerinden yüz çevirmek suretiyle Kur’an’dan bihaber yaşayıp, din diye inanıp öğrendiğimiz çoğunluğu sonradan uydurma bidat/hurafeleri Kur’an’a sorgulatıp hakikatleri öğrenme zamanı gelmedi mi?

Andolsun size, içinde şerefiniz bulunan bir kitap indirdik. Aklınızı kullanmıyor musunuz? ( 21.Sure/Enbiya/10)

Allah hiç kimseye taşıyabileceğinden daha fazlasını yüklemez. Kişinin yaptığı her iyilik kendi lehinedir, her kötülük de kendi aleyhine. Ey Rabbimiz! Unutur veya bilmeden hata yaparsak bizi sorgulama! Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yükler yükleme! Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz yükleri bize taşıtma! Günahlarımızı affet, bizi bağışla ve bize merhamet et. Sen yüce mevlamızsın, hakikatı inkâr eden topluma karşı bize yardım et! 2.Sure/Bakara/286.Ayet.

Allah’ın izni olmadıkça hiç kimse inanamaz. Allah, düşünüp aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.10.Sure/Yunus/100.Ayet.

Reklamlar

YALDIZLI SÖZLER

YALDIZLI SÖZLER

Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar, aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi, onu da yapamazlardı. Artık onları, uydurdukları şeylerle baş başa bırak.Âhirete inanmayanların kalpleri, yaldızlı söze kansın, ondan hoşlansınlar ve işledikleri suçu işlemeye devam etsinler diye böyle yaparlar. 6.Sure/Enam/112.113.Ayetler

Müslümanları Kur’an’dan yüz çevirmeye iten sebeplerin başında ”yaldızlı sözler”, ”aldatıcı sözler” başrol oynamıştır.

İnsan nefsine kolay gelen, rahata teşvik eden, emeğin,alın terinin köküne kibrit suyu döken, sonradan uydurulmuş bol bol bonus dağıtaan ”yaldızlı sözlerden” oluşan sevap kazanma ve günah affettirme argümanlarıdır.

İnsanları Kur’an’dan uzaklaştıran sebeplerin binlercesinden bazı örnek ”yaldızlı sözler”

”Ne kadar salavat okuyan o kadar huri kazanır”

“Kıyamette insanların en evlâsı, bana çok salâvat okuyanlardır.”

“Her gün bana bin salâvat okuyan, cennetteki yerini görmeden ölmez.”

“Yanında ismim geçtiği zaman bana salât okumayan, cennetin yolunu şaşırmıştır.”

“Sabah ve akşam vakti bana onar def’a salâvat okuyana kıyâmet günü şefaatım yetişir.”

“İki müslüman karşılaşıp musafaha eder ve Peygambere salâvat getirirlerse, ayrılmadan önce evvelki ve sonraki günahları mağfiret olur.”

Kıyameti, ahireti, cennet ve cehennemi adeta oyun ve eğlence gibi gösteren bu tür ”yaldızlı sözlere” toplum büyük ilgi göstermektedir.Neden ? Kur’an’ı ölülere okunan bir kitap olduğunu zannedip, içeriğini mana ve ehemmiyetini bilmediği için hakikatin ne olduğunu da yanlış algılayıp, yaldızlı sözleri din zannetmektedir.

Alemlerin Rabbi Yüce Allah, Kur’an ayetlerinden yüz çevirip, yaldızlı sözlere inananlara ne diyor?

Kim Rahmân’ın ayetlerinden yüz çevirirse, ona bir şeytan salarız; o, onun yoldaşı olur.Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar. Ama onlar hâlâ kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.43.Sure/Zuhruf/36-37.Ayetler

Allah’tan başka bir hakem mi arayacağım? Halbuki size kitabı açık olarak indiren O’dur. Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, Kur’ân’ın gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma!Rabbinin sözü, doğruluk ve adâlet bakımından tamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işitendir; bilendir. 6.Sure/Enam/114.115.Ayetler

“İnsan yalnız ‘iman ettik’ demekle, hiç imtihân edilmeden bırakacaklarını mı sandılar? Ant olsun ki biz, onlardan öncekileri imtihan ettik. Elbette Allah (imtihan ederek), doğru söyleyenleri de bilir, yalancıları da bilir.” 29.Sure/Ankebut/2.3.Ayetler

Muhakkak ki din gününde, Kur’an’dan sorumlu tutulup, ondan hesaba çekileceksiniz.43.Sure/Zuhruf/44.Ayet