HER MİLLET KUR’ANI KENDİ DİLİNDE OKUMALIDIR

Digitized Sky Survey Image of the star T Leporis
“Ben müctehid miyim ki Kur’an’ı anlayabileyim”?
 
“Sen müctehid misin ki Kur’an’ı anlayabilesin”?
 
Ben kim, Kur’an’ı anlamak kim, biz, kim Kur’an’ı anlamak kim!
 
”Herkes Kur’an’ı anlayamaz”
 
mı acaba?
 
Toplumun diline pelesenk olan bu tür sözler, gerçeği yansıtmayan bir inanış olmakla beraber, tamamen duyumsal ve duygusal, aynı zamanda önyargı ve kuruntudan ibaret olup, Kur’an-ı Kerim anlamıyla okunmadığı için, toplumun bu konuyla ilgili Kur’an ayetlerinden habersiz olmasından dolayıdır.
 
Zaten çoğunluğun inanışına göre Kur’an-ı Kerim, orjinal metniyle okunup sevap kazandıran, öyle zannedilen, hatta ölülere okunup hasıl olan sevabı da ölülere bağışlandığı zannedilen bir kitaptır.
 
Kur’an-ı Kerim’i orijinal arapça metniyle okumakla beraber ”Her millet Kur’an’ı kendi dilinde okumalıdır”. Asıl amaç anlamıdır.
 
Eğer biz bu Kur’ân’ı yabancı bir dilde indirseydik, onlar kesinlikle, “Âyetlerinin açıklanması gerekmez miydi? Bir Arap’a yabancı bir dille söylenir mi?”diyeceklerdi. De ki: “O, inananlar için bir yol gösterici ve gönüllerine şifadır. Kâfirlerin kulaklarında ağırlık vardır ve Kur’ân onlara kapalıdır; sanki onlara uzak bir yerden sesleniliyor.” (41.Sure/Fussilet/44)
 
Kur’an’ı anlamak gerçekten zor mudur?
 
Andolsun biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak isteyenler için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan? (54.Sure/Kamer:32)
 
Oysa ki Kur’an, kendi içindeki apaçık ve detaylıca açıklanmış ayetlerle bu tür iddiaları yalanlamaktadır.
 
Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Şüphesiz düşünüp öğüt alacak bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıkladık.(6.Sure/Enam/126)
 
Beyinlerin etrafını farkında olmadan, dosdoğru yolda gidiyorum zannıyla dine sonradan sokulan bidat/hurafelerle harmanlayıp yoğrulmuş çelik zincirlerle örmek suretiyle, çoğunluğu ölçü kabul edip, çoğunluğun sözlerini dikkate almak suretiyle beynin düşünsel işlevselliğini kapatıp duyumsallığa programlamak, Kur’an’dan uzaklaşıp hurafe bataklığına götüren yegane sebeptir.
 
Bu durum, kendisine şah damarından daha yakın olan yüce yaratıcısının kendisine indirdiği ayetlerin peşine düşme ihtiyacını hissettirmez.
 
Bu aynı zamanda ruhsal bedene kodlanan tevhidsel bilinci açığa çıkmasına da engel olduğu için, kula kul olduğunun farkına varamamaya, maddesel bedeniyle kendi ayakları üzerinde durabilse bile ruhsal bedeniyle kendi ayakları üzerinde duramamaya sebep olduğu için, Rabbini göklerde aramaya sevkeder.
 
Andolsun size, içinde şerefiniz bulunan bir kitap indirdik. Aklınızı kullanmıyor musunuz? ( 21.Sure/Enbiya/10)
 
Alemlerin Rabbi Yüce Allah’ın bilinen en önemli eseri insandır. Organizmadaki yüz trilyon hücreye hükmeden yüz milyar beyin nöronu, Allah’ın farklı bir boyuttaki ayetleridir, hiç bir alime,hocaya teslim edilemez. Ancak Kur’an’ı anlama konusunda gerekli olan altyapı teknikleri, bir takım ipuçları ve metodları müstesna!
 
Andolsun biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak isteyenler için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan? (54.Sure/Kamer/32)
 
Alemlerin Rabbi Yüce Allah’ın Kur’an’da sıkça zikrettiği ”düşünmek, aklını kullanmak, öğüt almak, düşünmeyenleri, aklını kullanmayanları tehdit etmesi, düşünmeye teşvik etmesi, çözümün tek adresi, ancak dinin ”merkez üssü”nden, Kur’an’dan olur.
 
Rabbinizden size indirilene uyun; ondan başka velilere uymayın. Ne kadar az öğüt dinliyorsunuz! (7.Sure/Araf/3)
 
Kur’an’ın tamamına, yüzde yüz imanla tam bir teslimiyet ,beynin ayetleriyle Kur’an ayetlerinin birbirini tanımasını ve ayetler arasındaki doku uyuşmazlığını kaldırmaktadır. Kur’an’ı biz anlayamayız diyenlerin ayetler arası doku uyuşmazlığı tam da bu yüzdendir.
 
Onlar, kendilerine okunan Allah’ın âyetlerini dinler, sonra sanki hiç duymamış gibi, gururlanarak, inanmamakta ısrar ederler. Böylelerini acıklı bir azapla müjdele! (45.Sure/Casiye/8)
 
Kur’an anlaşılmaz, sen Kur’an’ı anlayamazsın diyenler, delil olarak sürekli mütaşabih ayetleri gösterip, bu ayetten ne anlıyorsun diye sormaktadırlar. Allah’ın onlara cevabıdır, eğer keskin düşünceye sahip iseler Rahman’ın bu ikazını üzerlerine alınırlar ! ! ! !
 
Sana kitabı indiren O’dur. Onun bazı âyetleri muhkem/anlamları tam bilinen olduğundan kitabın esasını teşkil ederler; diğerleri de müteşâbihtir/araştırılarak manaları bilinecek olan tabiat kanunlarıdır. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu açıklamak için ondaki müteşâbih âyetlerin peşine düşerler. Halbuki onun açıklamasını ancak Allah ve “ona inandık, hepsi Rabbimiz tarafındandır” diyen ilimde yüksek payeye erişenler bilir. Ancak akıl sahipleri düşünüp anlar. (3.Sure/Ali İmran/7)
 
Kur’an’ı siz anlayamazsınız diyen alimler, hocalar hidayeti gizlemekle suçlanıp, Kur’an tarafından tehdit altındadır, ancak neden uyanmıyor ve uyarmıyorlar, bu da çok ilginç bir gerçektir.
 
Nitekim Alemlerin Rabbi Yüce Allah buyuruyor;
 
İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz doğru yolu gizleyenlere hem Allah hem de bütün lanet ediciler lanet eder.( 2.Sure/Bakara /159)
 
Alemlerin Rabbi Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’i neden indirdi? Cevabını Allah veriyor ve diyor ki;
 
Sana bu mübarek kitabı, âyetlerini düşünsünler ve aklı olanlar öğüt alsınlar diye indirdik. 38.Sure/Sad/29
 
Demek ki deli olmayanlar, aklı başında olanlar Kur’an-ı Kerim’i düşüne düşüne, anlayarak okuyup yaşamlarını Kur’an’a göre dizayn edeceklermiş.
 
Kur’an-ı kerim anlayarak okunmazsa ne olur? Cevabını Yüce Allah veriyor ve diyor ki;
 
Muhakkak ki din gününde, Kur’an’dan sorumlu tutulup, ondan hesaba çekileceksiniz. 43.Sure/Zuhruf/44.Ayet
 
FETVAYI VEREN YÜCE ALLAH İSTERSEN OKUMA !!!

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s