”Rabbinize alçak gönülle ve yüreğinizin ta derinliklerinden gelerek dua ediniz. Doğrusu O, haddi aşanları sevmez.” (7.Sure/Araf/55)
 
Bizi muhatap kabul edip adam yerine koymak suretiyle yaratmaya tenezzül eden Rabbimize dua ederken, taleplerimizi dile getirirken içmeden sarhoş misali, gayri samimi, ne dediğimizi bilmeden, son derece bilinçsiz, anlamadığımız bir dilde dua edip yardım talebinde bulunmamız, yukarıdaki ayette Rabbimizin buyurduğu gibi ”yüreğimizin ta derinliklerinden” gelerek yapılmış bir dua olur mu?
 
Sanki karşımızda, Kendisinden Başka İlah Olmayan Alemlerin Rabbi, Kainatın Tek Efendisi Yüce Allah yokmuş, adeta başkaları tarafından programlanmış bir robot varmış gibi davranıp insanlar tarafından uydurulmuş bir takım sayılar adedinde bir takım sözleri tekrar etmek suretiyle, sanki şifreli bir kasayı açmak ister gibi Rabbimize dua etmek yukarıdaki ayeti kerimeyle çelişmez mi?
Reklamlar

İnsanın akletme yetisini zehirleyip adeta maymuna çevıren şirk hastalığı, bütün kötülüklerin anasıdır. Uluslararası gündemin zirvesine oturan ve inmeye de niyeti olmayan İslam toplumlarının perişan ve zelıl hali, akıllara; “ALLAH müıslümanları sevmiyor mu” sorusunu getirmektedir.

Geçen yıl hac döneminde meydana gelen vinç kazası ve şeytan taşlama olaylarında beşbinden fazla kişinin helak olması, oldukça düşündürücü ve öğüt verici bir ders değilmi? İslam alemine gönderilen bela ve musibetler, Allah’ın müslümanları sevmediğini, onlara kızıp gazaba geldiğini açıkça göstermektedir.

Zira müslüman toplumları, Allah ile beraber peygamberi, sahabeleri ve alimleri de kutsayıp, onları da yüceltmek suretiyle boğazına kadar şirk bataklığına gömülmüş durumdadır…!

Kur’an ayetlerin nüzul sebebi okuyan insanların bizzat kendileridir. Kur’an ayetlerini bugüne taşıyamazsak, kıyamete kadar korunacak olan ve hükümleri de kıyamete kadar geçerli olacak olan bu evrensel kitabı, 1400 yıl önceki Mekke ve Medine sokaklarına hapsedip adeta bir tarih ansiklopedisine çevirmiş oluruz.

Sonra da o ayet hristiyanlara inmiş bizi bağlamaz, bu ayet yahudilere inmiş bizimle ilgisi yok, şu ayet müşriklere inmiş biz müşrik miyiz deriz. Zaten kitabın büyük çoğunluğu da kıssalara ayrılmış.

Peki müslümanlara ne kaldı? Bize ne inmiş? Bu kitabı müslümanlar okumuyor mu? Kur’an indiği dönemde kitap ehline ve müşriklere inen ayetlerin tamamına bugün müslümanlar da muhataptır. Zira biz müslümanlar da kitap ehlinin son uzantıları olarak kitap ehline dahil olmuş bulunmaktayız.