HURAFE GELENEKSEL DİN VE SOSYAL MEDYA

Sen ancak Kur’ân’a tabi olan ve görünmediği halde Rahman olan Allah’tan korkan kimseyi sakındırırsın. İşte onu bir bağışlanma ve çok şerefli bir mükafatla müjdele. 36/11( Yasin)

Sosyal medyada, dini grup sayfalarının ezici çoğunluğunu oluşturan paylaşımların içeriğinde, Kur’an’ın anlamından bihaber, hurafe bataklığına iyice saplanan müslümanların gaflet uykusu, digital ortama da yansıdığı bariz bir şekilde görülmektedir.

Genelinin tamamına yakını; “Bu duaya kaç kişi amin diyecek” diye başlayan, herşeyi Allah’tan bekleyen isteklerin metinlere döküldüğü, örneğin; ” Ya rabbi bizlere her dakika iman nasip eyle”, ”Son nefeste imanla gitmeyi nasip et” gibi bazıları rengarenk gif formatında oluşturulduğu capslerin paylaşılıp coğunluğun rağbet ettiği “farklı farklı sayılarda arapça olarak şu duayı okursanız cennete girersiniz”

” Zengin olmak için dua, bir sene boyunca hasta olmamak için dua, arabaya binerken okunan dua, kandil geceleri duaları ” örnekleri gibi yüzlerce uydurma,” Allah rasulünü referans göstermek suretiyle onun adına uydurulan,

Yalan olduğu net bir şekilde belli olan, Allah rasulüne iftira dolu sözler, altına yüzlerce beğeni, bir o kadar paylaşım, Kur’an yok, ayet yok, aklı geri plana atan, düşünmeye önem vermeyen, her gördüğüne amin diyen, hurafelerle dolu inanışların paylaşılıp coğunluğun rağbet ettiği,

Emek vermeden, yan gelip yatarak kurtulunacağına inanılan cehennem, ve kazanılacağına inanılan bir cennet üzerinde yoğunlaşan, akıllara zarar geleneksel din inancının dosdoğru yol zannedilmesi aklıma, Alemlerin Rabbi Yüce Allah’ın kitabında, 43. Surenin (Zuhruf) 36. ve 37. Ayetlerini getirdi.

Kim Rahmân’ın ayetlerinden yüz çevirirse, ona bir şeytan salarız; o, onun yoldaşı olur.Şüphesiz bu şeytanlar onları doğru yoldan alıkoyarlar. Ama onlar hâlâ kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.(43./36-37) Zuhruf

Reklamlar

UYDURULAN DİN!

Bir tarafta, Alemlerin Rabbi tarafından,tamamı korunduğu,dünya toplumlarından anlamayı talep edenlere, anlayacağı şekilde kolaylaştırılıp açıklandığı taahhüt edilen %100 Allah kelamı Kur’an ***

Diğer tarafta, Kur’an’ı anlayabilmek için faydalanılması gerektiğine inanılan, Kur’an’dan 200-300 yıl sonra değişik insanlar tarafından yazılan ve peygamberimize ait olduğuna inanılan ancak %100 doğru olmadığına da inanılan kimine göre Kur’an’dan 100 lerce kat fazla, kimine göre ondan daha az, kimine göre alimler tarafından tekrar elden geçirilmiş elenmiş tekrar yazılmış, ucu bucağı olmayan ciltler dolusu sözlerin yer aldığı kaynaklar.

Başka bir tarafta, onlarca alimin kendi fikirlerinden oluşan ve birbirleriyle çelişen ictihatların yer aldığı kaynaklar.

Diğer başka bir tarafta, ilmihaller,tefsirler,yüzlerce insanın yazdığı, nasıl dua edileceğini,duaların püf noktalarını,kriterlerini ,falan peygamber nasıl dua etmiş,falan mübarek zat arapça kelimelerden oluşan şablon dua cümlesini kaç kere okumuş,salatı tefriciyeler v.s yeraldığı dua kitapları.

Başka bir tarafta tarikat adapları cemaat usülleri,Yunus’ları ‘Mevlana’ları,Hacı bektaşileri,Said Nursi’lerin v.s eserlerinin oluşturduğu kaynaklar.

Belki buraya yazmayı unuttuğum, belki de bilmediğim neler neler.

Sonuç olarak parça parça fırkalara ayrılmış, birbirini sevmeyen, batının oyuncağı haline gelmiş devasa bir ümmet…

Yıllarca, insanlığı karanlıktan aydınlığa çıkarma amacıyla indirilen Kur’an’ın, ayetlerinden yüz çevirmek suretiyle Kur’an’dan bihaber yaşayıp, din diye inanıp öğrendiğimiz çoğunluğu sonradan uydurma bidat/hurafeleri Kur’an’a sorgulatıp hakikatleri öğrenme zamanı gelmedi mi?

“Haydi Kur’an’a, haydi kurtuluşa”