NEDEN NEBİ’YE DEĞİL DE RESUL’E İTAAT

Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette ”Allah ve Resulüne itaat” emredilirken neden hiç birinde ”Allah ve Nebisine itaat” olarak zikredilmez? Halbuki hem Nebi hem de Resul aynı şahıstır. Yani Abdullah oğlu Muhammed (A.S) hem Nebi hem de Resuldü. ”Resul ile Nebi” kavramları aynı şahıs üzerinde birleşse de farklı anlamlar ifade etmiş olabilirler mi ?

Şüphesiz Kur’ân, çok şerefli bir Resulün sözüdür. 69/40

Kur’an-ı Kerim’i oluşturan sözlerin tamamı Allah kelamı olan vahiy kaynaklı Resul sözleridir.

Nübüvvet makamı yani Nebilik, ilahi bir makam/rütbe olup, vahyin başlangıcından Nebinin ölümüne kadar 7/24 devam eder. Nebinin, belli aralıklarla kendisine vahyedilen ayetleri tebliğ ve tatbik görevine Resullük denir. Daha açık bir ifadeyle Nebi, sadece ayetleri tebliğ ve tatbik ederken Resul olmakta, tebliğ ve tatbik bittiği an Resullük geçici olarak sona ermekte, ta ki daha sonra vahyedilecek ayetlerin tebliğine kadar.

Resul, ayetleri herhangi bir ekleme, eksiltme ya da yorum yapmadan olduğu gibi iletir.
Resulün, Allah’ın ayetlerini tebliğ ederken hata yapma ihtimali yoktur. Çünkü bu önemli görevde Allah’ın koruması altındadır.Resul risalet görevini ilahi koruma altında yapar. (Maide-67)

”Resul Muhammed” (A.S) Allah’ın ayetlerini olduğu gibi tebliğ etmekle mükellef olduğu gibi, ”Nebi Muhammed” de diğer müslümanlar gibi Resul Muhammed’e itaat etmekle mükelleftir. Allah’a itaat edebilmek için Resule itaat etmekten başka bir yol yoktur. Dolayısıyla Resule itaat Allah’a itaat anlamına gelmektedir. Kur’an’da zikredilen ”Allah ve Resulüne itaat” ya da buna benzer farklı kalıplarda ”Resule itaat” emri geçen ayetlerin amacı Allah’a itaati hedeflemektedir.

Kur’an-ı Kerim’de ”Resule itaat” etmeyi emreden otuzdan fazla ayet vardır.. Bazı örnek ayetler;

De ki: “Allah’a ve Resulüne” itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse şüphesiz Allah, kafirleri sevmez. (Ali İmran 32)

”Allah’a ve Resulüne” itaat edin, ki merhamet olunasınız. (Ali İmran 132)

Kim ”Resûl?e itaat” ederse, gerçekte Allah’a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, Biz seni onların üzerine koruyucu göndermedik. (Nisa 80)

Allah’a itaat edin, ”Resule de itaat edin” ve sakının. Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki, elçimize düşen, ancak apaçık bir tebliğdir. (Maide 92)

Ey iman edenler, ”Allah’a ve Resûlü?ne” itaat edin. Siz de işitiyorken, ondan yüz çevirmeyin. (Enfal 20)

Ancak nebiye itaati, emreden hiç bir ayet yoktur. Ayni şekilde Muhammed (A.S) şahsına itaati emreden hiçbir ayet yoktur. Bu demek değildir ki Nebi normal bir insanla eşdeğerdedir. Bilakis, Nebi müslümanlara kendi canlarından daha yakındır. Nitekim ”Ahzab 6.” ayetinde Yüce Rabbimiz buyuruyor;

Nebi, mü’minlere kendi canlarından daha yakındır; onun eşleri de mü’minlerin anneleridir.(Ahzab/6)

Resul risalet görevini ilahi koruma altında yapar. (Maide-67)
Nebilik ilahi koruma altında olmadığı için Nebi yanılabilir. Nebi, özel yaşantısında bazı eylem ve hareketlerinde, uygulama ve ictihatlarında yanılmış olabilir. Nitekim Kur’an-ı Kerim, nebinin bazı durumlarda yanılıp hata ettiğini ve uyarıldığını bize bildirmiştir.
(Nisa- 105, 107), (Abese – 3,4),( Enfal-67, 68), ( Tevbe-43, 113), (Tahrim-1) (Ahzap-1, 2) Bu ayetlerin hiç birinde Resul ifadesi geçmeyip Nebi ifadesi geçmektedir.

Ayrıca Resul ve Nebi, şeytanın tuzaklarına, vesveselerine karşı Allah tarafından koruma altına alınmıştır. Resul ve Nebinin hiçbir eylem hal ve hareketinde şeytanın bir etkisi olamaz… (Hac-52)

Nebi Muhammed’in vahiy kaynaklı olmayan, yani Allah’ın buyruğu olmayan kendi sözleri Resul Muhammed’e değil Nebi Muhammed’e ait olan sözleridir. Dolayısıyla rivayetler, ”Resul Muhammed”e değil, ”Nebi Muhammed”e atfen yazılan sözlerdir. Zira Resul misyonuyla söylediği sözlerin tamamı vahiy kaynaklı olup sadece Kur’an’dan ibarettir.

Allah’ın son nebisi 23 yıl süren nebilik döneminde bizzat Allah’ın kontrolü ve insiyatifiyle, belli ölçü ve hesaplar doğrultusunda belli aralıklarla verilen Resullük görevi;
Allah’ın koruması, kontrolü ve insiyatifi doğrultusunda belli ölçü ve hesaplarla tebliğ ve tatbik edilmek suretiyle kayda geçirilen, Alemlerin Rabbi Yüce Allah’ın kıyamete kadar koruyacağını taahhüt ettiği dinin tek resmi delili Kur’an üzerinde devam etmekte olup, kıyamete kadar da devam edecektir.

Kur’an-ı Kerim’in “Resul ve Nebi” kavramlarını Allah’ın muradı doğrultusunda gerçek anlamlarıyla ayrı ayrı belirtmeden, Kur’an’ın sisteminin bozulmasına yol açan tek anlam üzerinde toplamak suretiyle türkçeye sonradan giren farsça “peygamber” kelimesiyle çevrilmesi sonucu ortaya çıkan meal ve tefsirler, Kur’an-ı Kerim’i anlama konusunda çelişkiler doğurup, Kur’an’ı hakkıyla anlayamamamıza sebep olduğu ortaya çıkmıştır.

Ancak, Alemlerin Rabbi Yüce Allah’ın taahhüt ettiği gibi koruma altında olan Kur’an-ı Kerim’in orijinal arapça metni sayesinde, apaçık belli olan ”Resul ile Nebi” kelimeleri 15 asırdır olduğu gibi durmaktadır.

”Kur’an-ı Kerim’e kafa yorup hakikati öğrenme çabasına girenlerin Kur’an öğretmeni, Alemlerin Rabbi Yüce Allah’tır.”

Kur’ân, gerçekten kesin bilginin ta kendisidir.
69.Sure/Hakka/51

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s